Neden nikah kıyılır ?

Gonul

New member
Neden Nikah Kıyılır? Bir Eleştirel Bakış

Giriş: Nikahın Kişisel ve Toplumsal Yükü

Merhaba arkadaşlar, nikahın toplumdaki yeri hakkında uzun zamandır düşünüyorum. Herkesin bir noktada “Neden nikah kıyılır?” diye sorduğunu duymuşumdur. Kendi deneyimlerimle baktığımda, nikahın çoğu zaman bir zorunluluk ya da gelenek gibi algılandığını düşünüyorum. Pek çok insan, bunun aşkın veya bağlılığın bir yansıması olduğu düşüncesiyle evleniyor, fakat bu bakış açısının zaman zaman daha karmaşık dinamiklere dayandığını fark ettim. Nikah, hem bireysel hem de toplumsal bir sözleşme olarak, birçok açıdan eleştirilebilecek ve sorgulanabilecek bir konu. Bu yazıda, nikahın tarihsel, toplumsal ve bireysel boyutlarını ele alırken, farklı bakış açılarını objektif ve kanıta dayalı bir şekilde incelemeye çalışacağım. Nikah kıyılmasının yalnızca duygusal bir gerekçeye dayanmadığını ve toplumsal yapının etkilerini de göz önünde bulundurmamız gerektiğini düşünüyorum. Peki, gerçekten nikahın kıyılmasına neden ihtiyaç duyuluyor?

Nikahın Tarihsel ve Sosyal Temelleri

Nikahın kökenlerine baktığımızda, tarihsel olarak bir toplumsal düzeni sağlama aracı olarak ortaya çıktığını görüyoruz. Antik toplumlarda, evlilik bir aile yapısının inşa edilmesi, soyun devamı ve mülkiyetin aktarılması gibi işlevleri yerine getirmiştir. Bu anlamda, nikah sadece bireysel bir karar değil, toplumsal ve ekonomik bir gereklilikti. Özellikle sanayi devrimi ve ardından gelen modernleşme sürecinde, nikahın sadece toplumsal değil, aynı zamanda yasal ve ekonomik boyutları da ön plana çıkmıştır. Aile birliği, mülkiyet hakları ve çocukların eğitimi gibi konular, evliliğin ekonomik yönlerini şekillendirmiştir.

Ancak bu geleneksel anlayış, günümüzde hızla değişiyor. Modern toplumlarda, evlilik çoğu zaman aşk, bağlılık ve karşılıklı saygı gibi duygusal değerlerle ilişkilendirilirken, hala toplumsal normlar ve beklentiler etkili olabiliyor. Birçok kişi, nikahı sadece yasal bir bağ kurma olarak görmekle birlikte, toplumsal statü kazanma ve dışarıdan onay alma amacı güdebiliyor. Nikah kıyılmasının arkasındaki tarihsel ve toplumsal sebepler, bireysel özgürlükle çelişebilen bir baskı oluşturabiliyor.

Erkeklerin Stratejik Bakışı: Yasal ve Ekonomik Perspektifler

Erkekler için nikah, geleneksel olarak bazen yasal bir sorumluluk ve ekonomik bir güvence olarak görülmüştür. Birçok erkek, evliliği yalnızca duygusal bir birliktelik değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluklar ve yükümlülükler üzerinden değerlendirebilir. Evlilik, iş gücü ve maddi güvenlik sağlama gibi çok pratik ve stratejik yönleri de içeriyor. Özellikle, günümüzdeki ekonomik koşullarda, evlilik bazı erkekler için finansal güvence sağlamak ve çocuk sahibi olma gibi toplumsal sorumlulukları yerine getirmek adına önemli bir adım olabilir.

Örneğin, yapılan araştırmalara göre, erkeklerin evliliği daha çok toplumsal prestij kazanma ve gelecek için istikrar yaratma aracı olarak gördüğü tespit edilmiştir. The National Marriage Project'in 2016 yılı raporunda, erkeklerin evlilikle birlikte aile kurma ve iş gücünde daha sağlam bir pozisyon elde etme amacı güttükleri vurgulanmıştır. Erkekler, nikahı genellikle stratejik bir karar olarak değerlendiriyor ve bu süreç, aile kurmanın yanı sıra finansal anlamda da istikrar sağlamaya yönelik bir adım olabilir.

Kadınların Duygusal ve İlişkisel Bakışı: Bağlılık ve Aile Kurma

Kadınlar ise evliliği daha çok duygusal ve toplumsal bir bağ kurma süreci olarak görme eğilimindedir. Evlilik, kadınlar için aşkın, bağlılığın ve güvenliğin bir sembolüdür. Toplumdaki normlar, kadınların evlilikten genellikle duygusal tatmin, aile kurma ve toplumsal kabul görme gibi beklentilerle hareket etmelerini sağlar. Evlilik, bir kadının toplumsal kimliğini, sosyal çevresindeki konumunu ve ailesiyle olan ilişkilerini belirlemede önemli bir rol oynar.

Birçok kadın, evliliği daha çok ilişkiyi resmileştirme ve sevgi ile bağlılık temelinde şekillendirme ihtiyacı duyuyor. Evlilik, toplumda daha kabul edilebilir bir statü sağlayabilir. Bununla birlikte, kadınlar evlilik sürecinde bazen duygusal ve fiziksel baskılarla karşılaşabiliyor. Kadınların evlilik kararları, bazen kültürel ve ailevi baskılarla şekillenebilir. Özellikle, birçok kadının henüz kendi ekonomik bağımsızlıklarını kazanmadıkları toplumlarda, evlilik, güvenli bir yaşam kurma ve toplumsal onay alma aracı olabilir.

Nikahın Eleştirisi: Toplumsal Baskılar ve Kişisel Özgürlük

Nikahın kıyılma sebeplerini ele alırken, toplumsal baskıların ne kadar büyük bir rol oynadığını göz ardı edemeyiz. Modern toplumlarda, nikah kıymamak bazen hala "normal" bir yaşam biçimi olarak görülmüyor. İnsanlar, çevrelerinden ve toplumdan gelen baskılarla evlenmeye zorlanabiliyor. Kadınlar ve erkekler, bazen sadece ailelerinin ya da toplumsal normların etkisiyle evlenebiliyorlar, bu da kişisel özgürlükleri kısıtlayabiliyor.

Nikah, aynı zamanda bireysel mutluluğun ve eşitliğin önünde engeller oluşturabiliyor. Özellikle kadınlar, toplumsal normlara uymak adına evlenmeye mecbur bırakılabiliyorlar, oysa bu tür baskılar çoğu zaman sağlıklı ilişkiler kurulmasını engelliyor. Aşağıda sormak istediğim birkaç soru ile, bu noktalara da değinmek istiyorum:

Sonuç: Nikah, Gerçekten Bireysel İhtiyaçlara ve Mutluluğa Hizmet Ediyor Mu?

Nikah kıyılmasının gerekçeleri, bireysel duygular ile toplumsal baskıların bir karışımı olarak şekilleniyor. Erkekler ve kadınlar, genellikle evliliği farklı perspektiflerden değerlendiriyorlar. Birçok insan, nikahı toplumsal normların ve geçmişten gelen geleneklerin bir sonucu olarak kıyarken, bazıları ise duygusal ya da ekonomik güvence sağlama amacıyla evleniyor.

Sizce, nikah sadece toplumsal bir gereklilik mi, yoksa gerçekten bireysel ihtiyaçlara ve mutluluğa hizmet eden bir kurum mu? Nikah, günümüzde hala toplumsal baskılarla mı şekilleniyor, yoksa kişisel bir seçim olarak mı değerlendirilmeli?